9 Ağustos 2015 Pazar

Hasat Zamanı - Bu bir fikir alışverişi ve harekete geçme çağrısıdır!


Uzun zamandır yapmak isteyip de yapamadığım bir şeydi hasada gitmek. Şimdi bir süredir, çalışmayıp, gönüllü olmaya niyetlendiğimden beridir daha da önemli hale geldi bu konu kafamda. Çünkü beni yollarda tutmaya yetecek kadar bile olsa para kazanmaya ihtiyacım var ve bu kazancın kaynağı yine toprak olsun istiyorum. Bunun için Nisan ayında bir Facebook grubu (Hasat zamanı) kurup kimler ilgilenir diye de bir baktım ortama, güzel de oldu. Sebze meyve toplamaya gönüllü başka arkadaşlar da var, görmüş oldum.

6 Ağustos 2015 Perşembe

Yeryüzü Derneği - Saman Balya Yapılar

Su basmanı, iskelet

Öncelikle inşaata başlarken, yapının ana hatlarının belirlenmesi  ve su basmanı seviyesine kadar yükseltilmesi gerekiyor. Burcu evinde beton direkler ile yükseltilen yapının altı boş bırakılmış, hamam da ise su basmanı seviyesine kadar taş dolgu yapılmıştı. Ayrıca ev için ahşap iskelet yapılırken, hamam için ise ahşap iskelet gerekli görülmedi ki bu nedenle iki yapı arasında saman balyaların dizim yöntemi de farklılaştı.

Özellikle kapı, pencere vb. parçaların yerini önceden belirlemek ve iş devam ederken altına üstüne ahşap destekler koyarak ilerlemek önemli, yoksa çöküntü yapma durumu yaşanabilir. Ayrıca gider borularının da daha taban yapılırken yapılmış olması gerekiyor. Eğer sabit bir boru hattı yoksa su girişleri saman delinerek daha sonra da açılabilir ama yerlerinin önceden belirlenmesi evin genel planı ve çalışma esnasında anlık kararların alınması için kolaylaştırıcı olacaktır.



30 Temmuz 2015 Perşembe

Neden bir arabam olsun istemiyorum?


Artık insanlar bana böyle sorularla gelmezdi ama nasıl olduysa yeniden aynı ifadeyle karşılaştım.
“Sen de bir araba alırsın artık!?”

Benim için herhangi bir şey almak gerçekten tamamen zorunlu ihtiyaç ile örtüşen bir durum ki burada bana soruyu böyle yönelten kişi tamamen şahsıma yönelik bir fikir beyan etmedi aslında. Konu Adapazarı’nda beraber yaşadığım annem, ananem ve benim ihtiyaçlarım üzerine şekillendi.

Eşya Kütüphanesine teşekkürler


29 Temmuz 2015 Çarşamba

Yeryüzü Derneği – Burcu Evi

Merkezi İstanbul’da, yerleşkesi Pamukova’da olan Yeryüzü Derneği’nin geçen seneki saman balya kerpiç sıva ev (Burcu Evi) atölyesi, katıldığım ilk gönüllü çalışmaydı. Aralarına girdiğim ilk andan itibaren kendimi onlardan biri gibi görmek, kim dernek üyesi kim benim gibi gönüllü ayırt edememek benim için çok güzel bir başlangıçtı. Bizim gerçek dünyada bildiğimiz anlamda bir sahiplenme(mülkiyet) yoktu orada, daha çok işi sahiplenmiştik aslında. Başka hiçbir yerde görmediğim bir çalışma aşkı da vardı ve hatta öyle ki kimse tembellik hakkını kullanmakta bile gönüllü değildi.

2014 - Burcu Evinin ilk günleri

2015 - Burcu Evi 

28 Temmuz 2015 Salı

Barış Köyü - Ateş Tuğla Fırın Yapımı

Barış'ın isteği, Edwin'in tecrübesi, bizlerin merakı ve deneme arzusu ile bol sohbetli bir çalışma yaptık. Ortaya da çok güzel bir fırın çıktı.



17 Temmuz 2015 Cuma

Barış Köyü - Özgürlüğe Giden Yol Topluluktan Geçiyor!




Çanakkale’de bir köy, içinde 20 hane kalmış, nüfus 40’ın altında. Köyün tek çocuğu Asude 9 yaşında, her gün okula gitmek için 12 km yol gitmek zorunda. Asude’nin annesi Sündüs, köy okulunun öğretmeninden şikayetçi, “Öğretmen köy çocuğu bunlar deyip, çocuklarla yeterince ilgilenmiyor. Çocuğumun geleceğinden endişeliyim, köyde hayat yok” diyor.

9 Haziran 2015 Salı

Mucizeler Yolculuğu II / Sınır Tanımayan Doğa


Biz insanlar sınırlar koymayı çok severiz. Ülkelerin sınırları vardır, bir de sınır kapıları, dünyamızı o sınır kapıları kadar küçültmeyi severiz. Sonra bir arsa alırız mesela, hemen etrafını çitle çevirir, sahipliğimizi belli ederiz, kendimize derme çatma da olsa bir kapıcık yaparız. Sonra o bahçeden dışarı uzanan dallar, göz hakkı mıdır değil midir üstüne tartışırız. Evlerimiz dört duvar, sınıflarımız dört duvar, sıralarımız dört köşe… Hep bir mülkiyet hep bir aidiyet derdimiz var bizim.