Ben küçük yaşayan bir insanım, bunu
farklı açılardan benden daha iyi yaptığını düşündüğüm, hareketlerini
hayranlıkla izlediğim insanlar var. Bana umut ve cesaret veriyorlar. Küçülmenin
bir çeşit aktivizm olduğu da söylenebilir. Ama ben, -izm’li kelimeleri pek
bilmem, daha çok bana doğru geleni, hislerim ve düşüncelerimle paralel olanı yapmaya
çalışırım.
29 Ocak 2016 Cuma
12 Ocak 2016 Salı
Bütünün Hayrına
![]() |
| Fotoğraf : Sam Durmaz |
Dün yine bir
toplaşmada zihnimi ve kalbimi açtım.
Urfa’da “Paylaş
Buluşmaları” yapan arkadaşımız Tuncay, benzer bir buluşmayı İstanbul’da yapmayı
teklif ederek bizi bir araya getirdi. Yeryüzü Derneği bize kapılarını açtı.
Yaklaşık 15 kişi bireysellik, topluluk olarak yaşamak, hareket etmek, köy mü,
şehir mi gibi konularda fikirlerimizi paylaştık.
4 Ocak 2016 Pazartesi
Başka Bir Dünyaya Düştüm Ben
1,5 sene önce Dalyan’dan ayrılırken niyetim
daha çok yolda olmak ve yeni insanlar tanımaktı. Her an verdiğim karara
şükrediyorum.
Yol, son olarak Güneybatı Toplaşmasına götürdü
beni. Fethiye’de Ak dağların eteğinde Tangala keçi çiftliğinde toplandı,
şehirde tüketmekten sıkılmış, yorulmuş (siz nasıl tanımlarsanız artık) ve
doğada üretmeye niyetlenmiş insanlar. Datça’dan Kaş’a kadar uzanan coğrafyadan
toplaşmaya gelen yeni köylülerdi onlar. Aslında toplaşmanın çok temel bir amacı vardı, tanışmak ve halleşmek. Peki bu ne demekti?
12 Aralık 2015 Cumartesi
23 Kasım 2015 Pazartesi
29 Eylül 2015 Salı
Gelecekten bugüne bakmak – İnkarın sonuçları
Yeni İnsan Yayınevi'nin Ekoloji cep serisinin ilk kitabı Batı Uygarlığının Çöküşü, 2393 yılından geçmişe bir bakış. Neden mi böyle bir bakışa ihtiyaç var? Üç maymunu oynadığımız, duymadığımız, görmediğimiz, konuşmadığımız, tüm diğer canlıların ve insanın varlığını tehlikeye atan, ekonomik, sosyal ve politik konulardan çok daha önemli bir konu var da ondan.
18 Eylül 2015 Cuma
Fındık Hasadı - Sazköy

Adapazarı’ndan Düzce yönüne giderken, mesafeler, coğrafi yapı ve iklim beni yine hayrete düşürüyor. 30-35 km doğuda Hendek ilçesinde Karadeniz iklimi kayını, gürgeni ile oldukça yoğun ormanlar yapmaya başlıyor. Daha önce de Adapazarı’ndan güneybatı yönüne Pamukova’ya (yaklaşık 40-45 km) giderken Akdeniz iklimi zeytin ağaçları ile selamlamıştı beni. “Peki biz, hangi iklimin insanıyız, ne kadar yağış istiyoruz, ne kadar güneş, hangi ağaçlarla komşu olmak istiyoruz, yeşilin hangi tonlarını seviyoruz, Karadeniz ormanlarının nemli kokusunu mu, Akdeniz çam ormanlarının kuru, gevrek havasını mı?” diye düşünürken, tatlı bir seyirle geçti yol.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



